Aleviler diğer adıyla Kazılbaşlar

Atalarının bağlı bulunduğu Alevilik inancının batini bir inanç olarak devam edişi

Köken olarak, Zerdüşlük’ü kendilerine zemin yaparak bölge ezilen haklarının ortak hareketi olarak ortaya çıkan Hürremiler, Babek vb. hareketler 13. yüzyılda Batinilerle yakınlaştılar. Bu yakınlaşma sonucunda birbirine benzer inanç grupları doğdu.

Kürdistan’da Ebu Müslüm Horasani öncülüğünde İslamiyetin muhalifi, yani Ali yandaşlığıyla Zerdüşlük’ün birleşmesinden doğan inancın ismi Alevilik ya da Hürremilerden gelen ismi ile (Muhammiran) Kızılbaşlardır.

Arap yaşam tarzı ve külütüründen kendisini korumayı büyük ölçüde başaran Alevilik, özellikle kadının sosyal yaşam içerisindeki konumu itibarıyla öteki İslam mezheplerinden oldukça farklıdır.

Hürremiler

Mazdek ihtilali (494) her türlü bireysel servet, mülk ve sahiplenmeye karşı olan tam bir ortaklaşmacılık hareketi. İran’ın 487 yenilgisini izleyen yıllardaki toplumsal huzursuzluklarla birlikte ortaya çıkan ve Mazdek’in önderliğinde büyüyen hareket 496’da İran İmparatorluğu’nun tahtan indirilmesiyle doruğa varır. Sasani İmparatorluğu Ak Hunlardan destek alarak bu ayaklanmayı bastırır ve Mazdek idam edilir. Mazdek’ten sonra hareketin başına karısı Hürren geçer. Başını Babek’in ve Hürremilerin çektiği bu toplumsal hareket içinde Türkler, Farslar, Kürtler, Ermeniler yer almıştır.

Arap İslam istilacılarına karşı bir yandan eski inançlarını koruma, bir yandan da eşitlikçi bir toplum özlemiyle bir araya gelen yoksul köylülerin, ezilenlerin hareketidir. Hürrem dini hakkında yeterli bilgi yoktur. Bazı kaynaklarda anlatılan bilgiler ise tek taraflı ve karma karakterlleri taşımaktadır. Hürremi dini Mazdeki inancının bir dalıdır. Bu anlamda Hürremiler yeni Mazdekiler veya İslamdan sonraki Mazdekiler olarak tanımlanmaktadır. Buna göre Bebek, Hürremi mezhebini yaymaya çalışan büyük şahsiyetlerden biridir.

Tarihte Hürremilerden ilk kez 778-779 yılında bahsedilmektedir. Başkaldırılarında genellikle batinilerle birleşmişlerdir. Bebek isyanı da bu dönemde dokuz yıl sonra Azerbaycan’da başlar. Hürremilerin isyanı 838’e kadar aralıklarla devam eder. Bu tarihte ise 20 yıl süren son isyanlarını yaşamışlardır. Hürremiler hareketinin sonu tam olarak bilinmemektedir. Babek öldükten sonra Azerbaycan’daki teşkilatları zayıflar. Ancak tamamen yok olmamışlardır. Bir kısım tarihçiler, Hürremi-Hürrem dini ve Hürrem dinler sözünü yalnız Babek’in izinde gidenler olarak gösterir.

Oysa Hürremilerin Hürrem dini 11. yüzyılda İran’da ortaya çıkan dinsel bir akımın adıdır.

Bazı metinlerde İsmailliler Batinilerden sayıldığı gibi, Hürrem dinlere de Batiniler ya da Batiniyye adı verilmiştir. Batini sözü anlamından da anlaşıldığı gibi, kendi teorisini perde arkasında gizlemek zorunda kalan ve onu düşmandan korktuğu için açıkça tebliğ edemeyen her topluluğa verilen genel bir deyimdir.

Hürremiler iki gruba bölünmüştür. Birincisi Cavidanilerdir. Cavidanname diye de geçer. Buna mensup olanlar Babek’in selefi sayılan Şehrek’in oğlu Cavidan yandaşlarıdır. İkincisi Babekiler yani Babek’in yandaşlarıdır. Etkili oldukları yerler İsfahan, Bağdat, Azerbaycan, Horasan, Huzistan, Teberistan, Kirmen ve bu çevrelere yakın olan dağlık kesimler. Bu bölgeler aynı zamanda 10. ve 11. yüzyılda Batini ve İsmaillilerin de çoğunlukta olduğu yerlerden dolayı çoğu zaman Hürremiler de onlardan sayılmıştır.

Babek 827-838 esir düşürülerek öldürülmüştür. Bu dönemde Bağdat komutanlarının her biri Hürremilerle savaşmış ama sonuç alamamışlardır. Hürremiler Babek’in yenilgisinden 138 yıl sonra 970-971 yılına kadar Fars güneyinde Fars körfezinin sahillerinde yaşamışlar.

Mazdek

İran’da yaşamış bir halk öncüşüydü. Dinlerin eğemenlerin elinde silaha dönüşmesine karşı halkın ideolojisinin ezilenlerin felsefesinin arayışçısı oldu. Tevratı okumuş diğer peygamberleri incelemiştir. Bunların ışığında Zerdüşt’ü yenilemeye, yozlaşan inancı tersyüz etmeye çalıştı. Bu yönlü bazı girişimlerde bulununca kendisine karşı rahatsızlıklar gelişti ve tehlikeli bulunmaya başlandı. Çünkü hem pratik alanda hem de ideolojik alanda dönemine göre ezilenlerin temsilciliğini yapmaktaydı. Hedef alınmasının temel nedeni de kadın yaklaşımıydı. Mazdek ekonomik ve sosyal alanda eşitliği savunuyordu. Mazdekçiliğe göre ilkel toplumdaki ilişki, yaşam ve siyaset biçimi ideal olanıydı. Ezilen halkların durumuyla kadının durumu birbirine bağlıydı. Çocuklar da kadının olmalı ve miras kaldırılmalıydı.

Mazdek’in öldürülmesinden sonra halkın örgütlenmesini karısı Hürrem yapar. Yeni ideolojiye Hürrem din bu dönemden sonra denilmiştir. Hürremin ölümünden sonra da Hürremizm de bir hareket olarak devam eder. Ileriki yüzyıllarda da devam etmesine rağmen iktidarlaşamamıştır. Bu hareket içerisinde kadın kendisini tamamen dine adayarak ideolojiyi temsil ediyor. Böylece saygınlık kazanıyordu. Hatta bu dönemde kadın adına bazı türbelerde yapılmıştı.

801 yılında Basra’da doğan Rabia bunlardan biridir. Rabia İslam’ın en özgün yorumunun ve pratiğinin sahiplerindendir. İlk kadın mutasavvıflardandır. Tasavvufin oluşum döneminde yaşayan en büyük velilerden biridir. Rabia azad edilmiş bir köleydi. Fiziksel güzelliğinden dolayı birçok egemenin zorlamalarına rağmen hiç evlenmemiş ve kendisini tüm varlığıyla tanrıya adamıştır.

Ebu Müslüm Horasani :  ( 719 – 755)

Halifeliğin Emevilerden Abbasilere geçmesini sağlayan önderdir. 742’de Abbasiler tarafından Emeviler’e karşı bir ayaklanma başlatmak üzere Horasan’a gönderilir. Horasan’daki çelişkilerden yararlanır. 747’de başlattığı bir ayaklanmayla Horasan’a ve öteki bölgelere yayılır. Son Emevi halifesi II. Mervan yenilgiye uğratır. İlk abbasi halifesinin ilan edilmesiyle ayaklanma başarıya uğraşır.

Hizmetlerinin karşılığında Horasan Valiliğine atanır. Abbasilere karşı çıkan iç ve diş düşmanlara karşı mücadele de etkili rol oynar. Ama Halifeligi onun askeri ve siyasi zaferiyle kazanan Abbasiler gücünden rahatsız olurlar. Valilikten alındıktan sonra II. Haife Mansur tarafindan öldürülür. Ölümü bir çok baskaldırıya ve ayaklanmaya yol açmıştır. Yaşamı ve kişiligi halk arasında efsaneleşmiştir.

Alevilerde Kadın

Aleviler özellikle kadının sosyal yaşam içerisindeki konumu bakımından öteki İslam mezheplerinden oldukça farklıdır. Alevilerde Hz. Fatma ideal kadın tipi olarak tarif edilir.  Siyaseteki başarısı, aktifliği daima doğruyu savunması  İslamiyeti yaşamlaştırmasıyla Alevi halkı arasında kutsallaşan Fatma’dan halk,  Ana Fatma olarak bahseder.

Alevilikte tek eşlillik kuralı vardır. Ama sık olmasa da Aleviler arasında da erkek çocugu olmadığından ikinci kez evlenmelere rastlanır. Fakat bu kimseler toplum içinde pek hoş karşılanmaz. Yine eşini aldatan adam cem töreninde yargılanarak, toplumdan dışlanır ya da ağır cezalara çarptırılır.

En önemli ilkelerden biri “eline – diline - beline hakim olmak”olan Alevilikte zina en büyük suçlardandır. Alevilikte heremlik selamlık yoktur. Kadın da eşi ile birlikte cem  törenine katılır. Alevi kadın İslamiyetteki gibi örtünmez. Bunun yerine Alevilik te „edepli otur kalk“ ilkesi alır. Alevilikte rehber, pir ya da mürşit denilen din adamlığı babadan oğula geçer. Din adamların eşleri ana diye adlandırılır. Ana deyimi muhtemelen Zerdüşt öncesi tanrıçalardan olan Anhita`dan gelir. Analar da mensup oldukları ailenin kutsallıgını taşırlar. Eşlerine gösterilen saygı, aynı derecede onlara da gösterilir. Analar da dini törenlerde topluma öncülük edebilirler.

 ****

 Yesil.Yasar@gmx.de