|
ARTIK TAVIR ALMA ZAMANI GELMİŞTİR 1. Emperyalist kuşatma, Türkiyeyi bir felaketin eşiğine getirmiştir. ABD ve İsrail saldırganlığına açık destek verilmesi, Türk ve Kürt halklarının birbirine düşürülmesi, ekonomimizin tamamen yabancı tekellerin insafına terk edilmesi, toplumsal çürümenin akıl almaz boyutlara ulaşması, bu felaketin alt başlıklarıdır. Bu kuşatmayı yarabilmek için, ülkemizi bu kuşatmaya açık hale sermaye düzeninden kurtulmaktan başka çare bırakmamıştır. 2. Halkımızın siyasi ve ekonomik karar mekanizmalarına müdahale edilmesinin bütünüyle olanaksız hale getirilmesi en büyük tehlikedir. Türkiye, her biri uluslar arası tekellerin çıkarını temsil eden NATO, Avrupa Birliği ve IMF gibi kurumlar tarafından yöneltilmektedir. Bu kurumları bir bütün olarak reddetmek gerekir. Bu kurumlarla onurlu bir ilişki geliştirilebileceği iddiası büyük bir yalandır 3. Kürt ulusunun ABDnin bölgesel projelerine mahkum edilme girişimleri, bu ulusa dönük olarak yıllardır uygulanan baskıcı ve inkarcı politikaları haklı çıkarmaz. Unutulmamalıdır ki, bu politikaları uygulayanların bizzat kendileri Türkiyeyi ABDnin ve diğer emperyalist ülkelerin oyuncağı haline getirmiştir. Türkler ve Kürtler, içlerindeki ABD işbirlikçilerine, Avrupa Birliği yandaşlarına ve halkları birbirine düşüren milliyetçi eğilimlere ve emperyalist ülkelerin parçalayıcı politikalarına karşı birlikte mücadele etmek zorundadırlar. Bu mücadele Türk ve Kürt emekçilerinin ortak kurtuluş yolunun açılmasına yardımcı olacaktır. Türk ve Kürt halkları, ABDye ya da diğer emperyalist ülkelere mahkum edilemez. Halklarımız için gerçek zorunluluk, birlikte kardeşçe yaşamaktır. 4. Türkiyenin sorunları sınır ötesinde çözülemez. Irak topraklarında gerçekleşecek bir askeri operasyon, Kürt sorununu daha farklı boyutlara taşıyacağı, uluslar arası hukuka tamamen aykırı olacağı, bölgedeki Kürtler, Türkmenler ve Araplar arasındaki gerilimi uzun sürecek bir çatışmaya dönüştüreceği için kabul edilemez. Böyle bir operasyonu topluma gerektiğinde Amerikaya kafa tutarız diye pazarlamaya kalkanlar, cesaretlerini Irakta değil, ABD işgali altındaki ülkemizde göstermeliler. 5. Tayip Erdoğanın Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturma olasılığı, Türkiyenin getirildiği içler acısı durumun yeni bir kanıtıdır. Erdoğan, Çankayaya, emperyalizme teslimiyetin, gericiliğin, tüccar siyasetin, piyasa düşkünlüğünün, emekçi düşmanlılığının simgesi olarak çıkacaktır. Bunu içimize sindirmemiz olanaksızdır. Bununla birlikte, AKP tarafından gösterilebilecek diğer adayların ülkemiz için daha az tehlikeli olduğunu da düşünmüyoruz. Bugünkü parlamento bir bütün olarak aynı olumsuz değerlerin arkasında durmaktadır. Bu koşullarda, cumhurbaşkanlığına ilişkin tartışmaları, emekçi kitlelerin memleketi egemen sınıfların oyun alanı olmaktan çıkartmaları gerektiğine ilişkin acil bir uyarı olarak değerlendiriyoruz. 6. ABD ile kirli bir pazarlık yürütülmektedir. ABD ve İsrailin İrana dönük olası bir saldırısına açık ya da örtülü bir destek verilmesi gündemdedir. Bu destek utanç vericidir. Her gün bölücülükten şikayet eden Türkiyenin İranda yaşayan Azeriler arasında kışkırtıcı faaliyetlerde bulunması da kabul edilemez. Türkiyenin İranla iyi komşuluk ilişkileri kurması, bölge ve dünya barışı için son derece önemlidir. Bu yaklaşımımızın İrandaki gerici molla rejimini savunmakla hiçbir ilgisi yoktur. İranın kurtuluşu, ABDnin köleleştirme ve parçalama politikalarının değil İran halkının mücadelesinin eseri olacaktır. 7. Türkiye, Avrupa Birliğine üyelik başvurusunu derhal geri çekmelidir. Ancak bu yeterli değildir. Gümrük Birliği anlaşması da feshedilmeli, tarım dahil olmak üzere ekonomik yaşantıyı düzenleyen AB kaynaklı bütün yasal düzenlemeler iptal edilmelidir. Ülkemiz bağımsız ve güçlü bir ekonomiye sahip olabilecek insani ve maddi kaynaklara fazlasıyla sahiptir. 8. 1 Mayıs 1977de Taksimde toplanan yüz binlerce emekçinin üzerine Amerikancı çeteler tarafından ateş açılmasının 30. yılına geldik. O tarihten bu yana sermeye sınıfı işçi sınıfına karşı akıl almaz bir saldırı yürütmektedir. 30 yıl sonra Türkiyenin emekçilerinin ve emekte yana olan bütün güçlerinin emperyalizme sömürüye karşı yüz binler olup bir kez daha seslerini birleştirmeleri, Taksim alanını bu memleketin sahipsiz olmadığı mesajına açmaları, tarihsel bir görevdir. Türkiyenin ilerici güçlerinin yasakçı zihniyete karşı kararlılığını ve provokasyon edebiyatına karşı sorumlu davranabilme yeteneğini sergileyeceğinden kuşku duymuyoruz. 9. Yaklaşan seçimlerde halkımızın bir kez daha birbirlerinden farkı olmayan siyasi partilerden birini tercih etmek zorunda bırakılmaması için, devrimci seçeneğin güçlendirilmesi doğrultusunda çaba gösterilmelidir. Bu çerçevede, adaylarını Türkiye Komünist Partisi listelerinde gösterme kararı alan Yurtsever Cephe ile diğer sosyalist parti ve grupların önerilerinin objektif bir biçimde değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerektiğine inanıyoruz. *** Abdullah Nefes, Prof. Dr. Abidin Kumbasar, Doç Dr. Ahmet Haşim Köse, Doç Dr. Ahmet Öncü, Alev Akçin, Asaf Güven Aksel, Ayfer Eğilmez, Ayhan Erdoğan, Barbaros Tantan, Doç. Dr. Burak Gürbüz, Cahit Berkay, Doç. Dr. Cem Sinan Deliduman, Çerkez Karadağ, Emin İgüs, Ender Helvacıoğlu, Ehan Karaçay, Prof. Dr. Erhan Nalçacı, Erşen Şansal, Eyüp Öz, Ferhan Şensoy, Fuat Saka, Göksel Arslan, Grup Okyanus, Halit Çelenk, İlkay Akaya, İlke Türkdoğan, Doç. Dr. İlker belek, İrfan Ertel, İsmail Gülgeç, İsmail İlknur, Prof. Dr. İzge Günal, Prof. Dr. İzzettin Önder, Kaya Güvenç, Kemal Özer, Prof. Dr. Korkut Boratav, Levent Ülgen, Methi Başpınar, Mesut Eren, Metin Coşkun, Metin Demirtaş, Mustafa Atalay, Mustafa Köz, Mustafa Ziya Ülkenciler, Müslüm Çelik, Prof. Dr. Necati Dedeoğlu, Nejat Yavaşoğulları, Prof. Dr. Neşe Özgen, Prof. Dr. Nurettin Abacıoğlu, Oktay Konyar, Orhan Aydın, Osman Çutsay, Perihan Sarı, Rahmi Yıldırım, Remzi İnanç, Renan Bilek, Prof. Dr. Renan Pekünlü, Prof. Dr. Rıfat Akçabol, Semir Arslanyürek, Prof. Dr. Serdar Demirgören, Serdar Şençan, Serpil Güvenç, Sezen Öz, Suat Şükru Kundakçı, Yrd. Doç. Dr. Süleyman Ulutürk, Şakibe Çelenk, Tahir Öngür, Tevfik Çavdar, Tuncay Çelen, Tuncel Kurtiz, Tuğrul Çutsay, Vahap Erdoğdu, Vecdi Çıracıoğlu, Vedat Sakman, Yaşar Miraç, Yılmaz Okumuş, Yılmaz Onay, Yusuf Ziya Bahadınlı, Prof. Dr. Zuhal Okuyan
Cumhuriyet Gazetesi, 8. Nisan. 2007 Pazar *** Gön: Ali Rıza ARSLAN
|