|
TUZLA SADECE TUZLA DEĞİLDİR!
Geminizde
kan var... Afrikanın kanlı elmasları gibi tıpkı; ölü işçilerin öfkeli
hayaletlerini taşıyor gemileriniz... Mazlumun ahı değil bu, daha beter:
Hesap soran işçinin çınlayacak güvertelerinde o gemilerin. Ne
edeceksiniz? O gemiler o ah ile batarsa? Batsın sizin o kanlı
gemileriniz!
Aç gemileriniz, utanmaz gemileriniz. Herkes yüzerek kurtulsun gemilerinizden ve bir tek paralarınız batıp su olsun denizlerde. Ah! O sizin aç gözlerinizle paralarınızın denizlerde batışını izleyiniz. O zaman biz karşınıza geçip, kusura bakmayın beyler, Karadenizde gemileriniz mi battı? diyeceğiz.
Katiller grubu Demez miyiz? 98 adam öldürdü sizin gemileriniz. Gemiler suçlu değil, suçlu olan sizsiniz! Patronlar, tersane sahipleri, işini yapmayan iş müfettişleri, Çalışma Bakanlığının kör gözleri, ölülerin sorumluluğunu almayan taşeronlar, patronları işçilerden daha çok seven doktorlar, işçileri değil patronları savunan, kerterizini yitirmiş sendika ağaları, araştırma komisyonları kurup hobi misali işçi ölümlerini araştıran vekiller, direnen işçileri düşman döver gibi döven polisler, hepiniz para çocukları olarak insan çocukları ölürken kafalarınızı öte tarafa çevirdiniz. Şimdi fakat, öte tarafa çevrilen kafalarınızı bizden tarafa çevirecek bir şey olacak. 16 Haziranda Tuzla Gemi Tersaneleri önünde bir grev yapılacak. Bu greve, grevi örgütleyen Limter-Işin yaklaşık 1400 üyesi değil, ölmek istemeyen bütün tersane işçileri katılacak. Bu devran böyle sürüp gitmez ki/Sen de yanacaksın günün birinde diyen işçiler ölmemek için grev yapacak.
Sakın şaşırma! Ve Tuzla, asla sadece Tuzla değildir. Türkiyede çalışmak için ölmek zorunda kalan herkes için, herkesin izleyeceği bir eylem yapılacak. E-5 karayolundan geçip Içmeler 1. Köprüden çıkıp sahile döndüğünüzde Tuzla Gemi Tersaneleri önünde işçileri ve onlara destek veren halkı göreceksiniz. Sakın şaşırmayın! Onlar orada sadece insan yiyen gemileri değil, Türkiyenin her yerinde insan yiyen çalışma koşullarını protesto edecekler. Kot taşlama sırasında ölenler, tabakhanelerde ölenler, kaçak madenlerde ölenler, inşaatlardan düşüp ölenler, sessizce ölenler, hesabı sorulmadan ölenler için orada olacaklar. Sakın şaşırmayın! Deniz gibi insan göreceksiniz. Biz denizi görmüş gibi olacağız, sizin gemileriniz insan fırtınasında batacaklar...
Boyun borcu 16 Haziranda insanlar, ölmemek için grev yapacak. Aydınlar da orada olacaklar. Işçi sınıfının dostu aydınlar önceki gün bir açıklama yaptılar ve dediler ki Biz o gün orada olacağız! Eklediler: Orada olmak, seri katillerin yanında olmayan herkesin boyun borcudur! Insanlar çalışmak, üretmek ve kazanmak istiyorlar. Ne tersaneler kapatılsın istiyorlar, ne gemiler batsın. Istedikleri şey, işçi hayaletlerini taşımayan gemiler. Insanlar temiz gemiler istiyorlar. Basit; insanlar ölmemek istiyorlar. Sabah işe giderken akşam eve dönebileceklerini bilmek istiyorlar. Savaşa gider gibi değil, işe gider gibi gitmek istiyorlar tersanelere. Ve Türkiye onlara bunu çok görüyorlar. Bu yüzden şimdi onlar da bağırmak zorunda kalıyorlar: Bu devran böyle sürüp gitmez ki!
***
13.06.2008-ECE TEMELKURAN Gönderen: Selvi Arslan |
||