| |
Eğer
hayatımı yeni baştan yaşayabilseydim o yaşamda daha çok hata yapardım.
O kadar mükemmel olmaya çalışmazdım. Daha çok dinlenirdim.
Bu yaşamda, onca ciddiyetin arasında yapamadığım kadar eğlenirdim.
O kadar temiz kalmazdım. Daha fazla riskler göze alır, daha çok gezer, daha
çok günbatımı seyrederdim,
daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Gitmediğim daha çok yere giderdim.
Daha çok dondurma, daha az bezelye yerdim.
Daha çok gerçek sorunlarım, daha az sanal sorunlarım olurdu.
Ben yaşamın her dakikasını gerçekçi ve kitabına uygun yaşayan insanlardan
biriydim.
elbette mutluluk anlarım da oldu ama, geriye dönüp, baştan başlayabilseydim
çok daha fazla iyi anlarım olurdu.
Çünkü, eğer bilmiyorsanız, yaşam bundan ibarettir, anlar, yalnızca anlar...
"Şimdi"yi sakın kaçırma.
Ben, yanında, termometre, bir şişe su ve paraşüt olmaksızın asla bir yere
gidemeyen insanlardan biriydim.
Eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, çok daha hafif gezerdim.
eğer hayatımı yeniden yaşayabilseydim, baharın başlamasıyla birlikte
ayakkabısız yürümeye başlar, sonbahar bitimine değin çıplak ayakla devam
ederdim.
Bilinmeyen daha çok yola sapar,
güneşin doğuşunu daha çok seyreder,
daha çok çocukla oynardım. Yalnızca bu yaşamda bir şansım daha olsaydı.
Gel gör ki, işte 85 yaşındayım ve biliyorum ki,
artık ölmekteyim....
bir kere
sevdaya tutulmaya gör;
ateşlere yandığının resmidir.
aşık dediğin,
mecnun misali kör;
ne bilsin alemde ne mevsimidir.
dünya bir yana, o hayal bir yana;
bir meşaledir
pervaneyim ona.
altında bir ömür döne dolana
ağladığım yer penceresi midir?
bir köşeye mahzun çekilen için,
yemekten içmekten kesilen için,
sensiz
uykuyu haram bilen için,
ayrılık
ölümün diğer ismidir.
***
Senam Akgöz
Bu yazı bir alıntıdır
|
|