Afşin Ağcaşar Sitesi - 2007 Yazıları>>>

subglobal1 link | subglobal1 link | subglobal1 link | subglobal1 link | subglobal1 link | subglobal1 link | subglobal1 link
subglobal2 link | subglobal2 link | subglobal2 link | subglobal2 link | subglobal2 link | subglobal2 link | subglobal2 link
subglobal3 link | subglobal3 link | subglobal3 link | subglobal3 link | subglobal3 link | subglobal3 link | subglobal3 link
subglobal4 link | subglobal4 link | subglobal4 link | subglobal4 link | subglobal4 link | subglobal4 link | subglobal4 link
subglobal5 link | subglobal5 link | subglobal5 link | subglobal5 link | subglobal5 link | subglobal5 link | subglobal5 link
subglobal6 link | subglobal6 link | subglobal6 link | subglobal6 link | subglobal6 link | subglobal6 link | subglobal6 link
subglobal7 link | subglobal7 link | subglobal7 link | subglobal7 link | subglobal7 link | subglobal7 link | subglobal7 link
subglobal8 link | subglobal8 link | subglobal8 link | subglobal8 link | subglobal8 link | subglobal8 link | subglobal8 link

Ağcaşar Sitesi Yazarları -2008-

  Cemal Yeşil
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
 

BAKTIĞIM YERDESİN

Seni ne zaman düşünsem
Ay çiçeği kokar buralar
Hasretin bir gül kurusu gibi savrulur içimde
Uzaklarda yorgun ağaçlar yeniden filizlenir
Ve düşer usuma
Atilla İlhan’dan bir şiir.

Evet şiir deyince, tıpkı bir meyvenin dalında olgunlaşıp bir meltem esişiyle yere düştüğü gibidir. İnsanda çeşitli zamanlarda çeşitli duygular düşünceden yoğunlaşarak, olgunlaşır ve sözcüklerle bütünleşir duygular.
Bu duygular zaman ve mekan tanımaz. Önce insanın içine yazılır sonra beyaz sayfalara tane tane dökülmeye başlar ve yavaş yavaş bu sözcüklerden oluşan dizelerde tadına doyulmaz şiirler ortaya çıkar. Bütün şairler şiirlerini bu gibi hallarde yazarlar. Hiçbir şair kalemi eline alıp ben oturup şiir yazacağım demez, dese de yazamaz. Şiir insanın yüreğindeki derinliklerden süzülerek kendiliğinden gelir. Tabii bu biraz da kişinin hayatını şiirle birlikte şairane düşünmesinden ya da hayatı öyle algılamasından kaynaklanır.
Bu şiirler, kimi zaman zülfü yare olan sevdayı, aşkı, ayrılığı anlatır. Bir aşkın yürekteki sesini haykırır insana. Bu aşkın insandaki hüzünlü duygularını ve aynı zamanda bir yürekten yanan aşk ateşinin acısıyla birlikte yeşeren o tatlı duyguların getirdiği mutluluğu anlatır.
Kimi zaman, yorganını sırtına alıp hayin gurbetin yoluna düşen bir garibin hasretini yüreğine gömen acı yanlızlığını anlatır bize şiir.
Kimi zaman zalimin mazluma olan zulmünü ve geçmişimizle birlikte bizi bize anlatır şiirler.
Kimi zaman yirmı birinci yüz yılda, hâlâ insanın insana köleleleşmesini amaç edinen çarpık ve soysuz bir zihniyetin kurduğu düzenin köküne bir baş kaldırıdır, bir isyandır şiir.
Kimi zaman, bir arı gibi çiçekten çiçeğe dolaşır ve bu çiçeklerin özünü alır bin bir emekle bir kovanda yapılan bir balın felsefesidir şiir.
Kimi zaman hiçbir güce karşı mucadele azmini yitirmiyen, hiçbir engel tanımıyan ve sevdalısına kavuşup aşkını yaşamak için her duvaya amin demeyen Mecnun’un çölünü, Kerem’in ahını, Ferhat’ın gürzünü, Memu Zin’in hikayesini kısacası sevginin ve aşkın erdemini ve asaletini anlatır bize şiir.
Kimi zaman, bir piri faniye sorulan zamanın bir tuhaf akışıdır şiir.
Kimi zaman, kardeşliğe sıkılan o alçak ve kalleş kurşunlara ve insanlığa yapılan bunca kötülüklere ve bunca zulime lanetler yağdıran bir öfkenin zembereğinden çıkışıdır şiirler.
Kimi zaman, Kürt kızı Dilan’ın kırılmış umutları ve calınmış yarınlarıdır şiir.

Evet Sinan’ın şiir kitabını kendine has tarzıyla, bir bütün olarak ele alıp baktığımızda, hayatın birçok alanıyla sosyal ve duygusal ve siyasal yönleriyle bütünleşmiş yoğrulmuş, dizelerini okuyabiliriz.
Zaman zaman bu sitede sanatla uğraşan bazı dostlarıma, karşı eleştirilerim de oldu. Elbette gerekiyorsa ya da kendimce uygun görüyorsam, bazı durumları yanlış buluyorsam eleştirilerim olacaktır. Elbetteki sanat eleştirilecektir. Sanatın en acımasız yanı da budur sanırım. Çünkü sanat eleştiri kabul etmezse gelişemez.
Ben bazen dünyanın en egoist insanı sanaçılar olduğunu düşünürüm. Bu konuda haklılık payınında var olduğu kesindir sanırım.
Çünkü, sanatçı sanatını kendisi için yapar. Yaptığı eseri illada kendisi beğenecektir, kendisini tatmin edecektir. Aksi halde sanatçı o eseri ne benimser ne yayınlar ne sergiler ne de icra eder. Ancak bu anlamda yapılan eleştiriler kesinlikle yapıcı sanata ve sanatçıya yakışır dostane bir eda içerisinde olmalıdır. Kırıcı ve sevyesizce olmamalıdır.
Ancak bazı yönlerini eleştirdiğim bu dostlarım bana kırılmasınlar, ki kırılmadılarda zaten. Burada yapmış olduğum bu eleştirilere karşılık oldukça olgun ve seviyeli bir tavırla karşılandım. Burada bu kendilerine yakışır davranışlarından dolayı da bu dostlarımı kutlarım ve sanat yaşamlarında üstün başarılar diliyerek teşekkürlerimi arz ederim.

Eee ne demişler, yiğidi öldür ama hakkını da inkar etme, demişler. Doğruya doğru eğriye de eğri demek lazım. Bizim henüz çiçeği burnunda şair adayının çok güzel zevkle okuyabileceğimiz yeni bir şiir kitabı çıktı. Zavkle okuduğum bu yeni şiir kitabı çalışmasından dolayı Sinan’ı kutlarım ve bundan sonraki çalışmalarında üstün başarılarını dilerim.
Ufak tefek yanlışlarıyla birlikte, kitabı bir bütün olarak ele aldıgımızda bence harika bir çalışma olmuştur, ancak şunu unutmamak gerekir ki yapılan hiçbir çalışma hatasız ve kusursuz olamaz. Bu hemen hemen yapılan birçok işin doğasında vardır. Bunu da kabul etmek gerekir.

Burada  Sinan’ın BAKTIĞIM YERDESİN isimli yeni şiir kitabından tadımlık bazı dizeleri sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyacağım.

**

DİLAN
Kırılmış umutlardan geliyor dilan
Bazen gökkubbeye çekilmiş ezan
Bazen de cemde yetmiş iki milleti kucaklayan bir evren
Dinmeyen bir baş kaldırıdır
Dersim’den Diyarbakır’a uzanan
Coşkulu bir ırmaktır Dilan

YASAK

Islık çalmak yasak
Yan yana yürümek yasak
Kitap okumak yasak
Korsan kitap serbest
Haydutlık, cinayet
Soygun vurgun serbest
Kardeşim demek yasak

İHTİYAR

Sorsan ihtiyara zamanı
Bıçağı kefendekine çekmiş eli kanlı katildir
Yer altı dünyasına çalışan bir örgüt
Hak hukuk emek ekmek nedir tanımaz
Geleceğinden kuşkulanan, geçmişini silemeyen
Arsız bir fahişedir zaman.

Sinan bu güzel dizelerini beyaz kağıda dökerken, günümüzün sanatçısını, (Ya da sanatçı geçinen dersek daha doğru olur bence), tatlı bir hicivle eleştirmeden edemiyor. ancak ben bu şiirinde tadımlık bir dizesini sizlerle paylaşmak istiyorum.

GEL SENDE SANAT YAP

Gel sende sanat yap
Caz senin saz senin
Azıcık yosmalık, azıcık soytarılık
Ekran senin bar senin
Salla koçum salla
Ek bir slogan kaldı
Vatan millet Sakarya
Türkiye seninle gurur duyuyor
İşçi emekçi sayende uyuyor

 

Saygılarımla

***

Cemal Yeşil
06.11.2008

 

 

 

   
   
| ©2008 afsinagcasar.com