Diyarbakır’ın Çocukları
Sevgili dostlar yazıma başlamadan önce hepinizi saygıyla selamlıyorum. Üzerinde yaşadığımız dünya denen şu gezegende hepinizin de bileceği gibi milyonlarca canlı veya cansız türü varlık yaşamaktadır. Bunlardan biri var ki o da insan denen canlıdır. İnsanı diğer canlılardan ayıran en büyük özellik ise, insanın düşünen ve sonuç çıkarabilen bu sonucu uygulayan biri olarak biliriz.
Bunun bilimsel kurgusu böyledir. Ancak uygulamadaki doğruluk teori ile nasıl kesişir bunun üzerinde duracağım biraz!
Ülkemizde son günlerde olup bitenleri takip ediyorsunuzdur sanırım ağırlıklı olarak Diyarbakır eksenli bir terör estiriliyor, nasıl mı? Çocukların tutuklanması, 16 çocuk tutuklanmış Diyarbakır’da. İlköğretim okulu öğrencisi 16 çocuk.
Artık huzur içindedir Diyarbakır’ın sivil ve askeri erkanı. Otoriteyi sağlamışlar besbelli, çocukları dört duvar arasına tıkayarak. Onlara göre şehir artık terörden arındırılmış vaziyette.
Öyle ya, tutuklu artık her şeyin başı 16 çocuk.
Ellerinde, dört duvar ardında mahpustalar.
Tas atmışlar panzerlere, öyleyse tıkın içeri! Oysa ki siz ögretmediniz mi onlara panzerlerle kovalamaca, polislerle saklambaç oynamayı?
Bilmedilerki onlar sapanla sığırcık avlamasını. Gökyüzüne baktıklarında sığırcık sürüleri yerine, alçaktan uçan uçakları gördüler. F 16’ların sorti yaptıkları yerde barınamadıki sığırcık sürüleri. Çocuk bu durmaz yerinde. Diyarbakır desen taş dolu her taraf. Taş üzerinde taş bırakmamak için elinizden geleni yapsanız da taşları da çocukları da yok edemiyorsunuz. Çocuk bu, minicik yüreklerini korkuyla doldurmak mümkün mü?
Engellemek mümkün değil ikisinin biraraya gelmesini.
Kara kaşlı kara gözlü Kürt çocukları, Diyarbakır sokaklarını avcunun içi gibi bilen çocuklar. Hangi duvarın arkasında çıkacağını, hangi sokağın köşesinde kafasını çıkaracağını asla tahmin edemeyeceğiniz çocuklar. Baskıyla şiddetle teslim alamayacağınız çocuklar. 16’sı tutuklanmış şimdi, Diyarbakır’ın huzuru ve selameti için. Bir milyondan 16 çıkarsa kaç kalır acaba?
Hesaplamış mı tutuklama emrini verenler?
Her hafta 16 çocuk tutuklansa kaç hafta sürer acep hepsinin toplanması?
Aman ha dikkatli yapsınlar sayımı, hapishane maltasında, eksik kalmış mı diye Diyarbakır’ın tüm çocuklarından. Bir kişi de kalsa, durmaz yerinde cıvıl cıvıl enerji dolu. Diyarbakır’da taş da çok panzer de, hangi sokağın başında çıkacağı asla bilinmez.
Siz ögrettiniz oysa ki onlara panzerlerle kovalamaca oynamasını. Savurduğu taşın hedefini vurmasını. Çocukları zindana tıkmak çözüm mü?
Simdi de siz öğretiyorsunuz onlara mahpus damlarından volta atmasını! Diyarbakır’ın kokusunun da sinmesini engelleyemezsiniz ya hapishane avlusuna. O çocuklar havalandırmaya çıktıkça buram buram doldurmaktalar şimdi şehrin kokusuyla ciğerlerini. Duydukça yüksek duvarların ardından gelen panzer seslerini, ah ulan şimdi dışarda olsaydım diye hayıflanıyorlardır. Ama bunlar hep çocuk olarak kalmazlar ki, büyür birer civan olurlar, daha çocukken hapishane avlusunda volta atmış, özgürlügün kıymetini iliklerinde hissetmiş birer Kürt delikanlısı olurlar! Evet Diyarbakır’ın çocukları, siz zaten hiç çocuk olmadınız ki, hep büyüktünüz büyük işlerin "çocukluğunu " yaptınız. Bundan dolayıdır ki o kocaman yüreklerinizden ve küçücük ellerinizden öpüyorum!
***
29 Ekim 2008
H.Sümbül